Omurga kolonu vücudumuzun dik durmasını sağlayan en önemli yapı olmasının yanında omurilik ve omurilikten çıkan sinirler için bir koruyucu yapı olarak  da görev yapar. Omurga kırıklarında vücudun dik durmasının bozulması yanında bu önemli sinirsel yapıların da zarar görmesi söz konusu olabilir. Bu durumda tüm nörolojik fonksiyonların korunduğu basit kırık tablosu ile ya da yaralanan omurga ve omurilik bölümünün altında kalan vücut bölümlerinde felç olarak adlandırabileceğimiz tablo ortaya çıkabilir.

Normalde stabil olarak adlandırılan  dengeli bir omurgada yüklenme ile radyolojik ya da nörolojik instabilite dediğimiz dengesizlik ortaya çıkmaz.

 

Omurga Kırıklarına Yol Açan Nedenler?

Omurga kırıklarının büyük çoğunluğu yüksekten düşme, trafik kazası gibi yüksek enerjili travmalar ile ortaya çıkmaktadır. Bunların yanında osteoporoz gibi kemik kalitesinde bozulmaya yol açan kemik metabolizması bozuklukları enfeksiyon, kanser metastazları da çok düşük enerjili travmalar ya da travma olmaksızın kırıklara neden olabilmektedirler

 

Omurga Kırıkları ve Yaş Dağılımı arasında ilişki var mıdır?

Genç aktif insanlarda yaşam tarzı ile de ilgili olarak yüksek enerjili travmalar sonrası omurga kırıkları ortaya çıkmakla beraber ileri yaş gruplarında düşük enerjili travmalardan sonra genellikle osteoporoz yani kemik erimesi zemininde  kırıklar gözlenmektedir.

 

Omurga Kırıklarında tedavi prensipleri nelerdir?

Omurga kırıklarında hedef radyolojik ve nörolojik olarak stabil bir omurga elde edilmesidir. Mümkün olan en kısa zamanda hastanın mobilize edilmesi amaçlanır. Bu amaçla kırığın yapısına hakim olarak dengeli omurgayı elde etmenin en etkin yöntemi seçilmelidir.

 

Omurga Kırıklarının Tedavisinde Kullanılan Yöntemler nelerdir?

Kırık yapısını anladıktan sonra herhangi bir cerrahi müdahele gerektirmeyen kırıklar için korse uygulamaları ve yatak istirahati ile kırık iyileşmesi beklenebilir. Son yıllarda geliştirilen  minimal invaziv perkütan enstrümentasyon teknikleri ile  korsenin işlevi taklit edilebilmektedir.

Belirgin kanal işgali olan radyolojik olarak instabil olarak değerlendirdiğimiz kırıklarda ise açık yöntemler ile vida rod uygulamaları ve omurga kanalını genişletici ve rahatlatıcı işlemler uygulanması gerekebilir.

İleri derece parçalanması olan olgularda ise farklı cerrahi yöntemlerin birlikte uygulanması ile kırık ve parçalanmış omur cisimlerin çıkarılması ve dışarıdan kemik- greft-kafes uygulamaları da gerekebilmektedir.

Osteoporotik çökme kırıklarında ya da kanser metastazlarında nörolojik ve radyolojik stabiliteyi sağlamak amacıyla bunu yanında ağrı tedavisi olarak vertebral cismin sement olarak adlandırılan dolgu maddesiyle doldurulması da bu tarz kırıkların tedavisinde kolaylıkla uygulanabilmektedir. Bu işleme vertebroplasti denir.